SUALTI KENTLERİNİN GİZEMİ VE ENTRİKALARI

Atlantis Antik kentinde yaşamış olsaydınız,büyük ihtimalle çok fazla mücevheri,altını,gümüşü olan ve egzotik bir doğada vahşi yaşam süren sofistike bir o kadar da ütopik bir uygarlığın üyesi olurdunuz. Atlantisler gücünü tanrı Poseidon’dan alan mükemmel donanmaya sahip Afrikadan Amerika’ya pek çok  yer fetheden güçlü bir imparatorluktu.

Ama bu uygarlığın her şeyi elde edebilmelerinden kaynaklı aç gözlülükleri olduğu ve ahlaki olarak yozlaştıkları için ceza olarak, deprem ve sellerle yok edildiği ve daha sonra denizin derinliklerine gömüldüğü düşünülüyor.Kim tarafından düşünülüyor denildiğinde bu anlatının Yunan filozofu Platon’a ait ”Critias ve Timaeus” diyaloglarında geçtiği görülüyor.

İnsanlar elbetteki bu kayıp medeniyet Atlantis’ten çok etkilendi ve denizlerde bu medeniyetin izlerine rastlamak için keşifler,çalışmalar yaptılar.

ATLANTİS GERÇEK MİYDİ?GERÇEK BİR UYGARLIĞA MI DAYANIYORDU?

Bu su altı kentlerinin gize mi neydi?

Kimileri gerçekten böyle bir medeniyetin varlığına inanıyor.Kimileri Platon’un dediği gibi yok olduklarına da inanıyor.Kimileri, Platon’un, ideal bir toplumun felsefi fikirlerini göstermek ve uyarıcı olarak hizmet etmek için hikayeyi yarattığına inanıyor.

Yani şehrin varlığı, denizin altında konumlandığı iddiası gizemini koruyor. Ayrıca, Platon dışındaki diğer eski metinlerde de Atlantis’e atıfta bulunan başka kimse veya böyle bir metin yoktur.

DİĞER KAYIP SU ALTI KENTLERİ HANGİLERİ

KÜBA’ DA BULUNAN BATIK ŞEHİR

Deniz mühendisi Pauline Zalitzky ve kocası Paul Weinzweig, 2001 yılında daha önceleri denizde batmış İspanyol gemilerini araştırmak için gelişmiş sonar ekipmanı kullanarak keşfe çıkıyorlar.

Zalitsky’nin, hazine yüklü bir İspanyol gemisi yerine, bir sürü büyüklü küçüklü taşlar-tuğlalar, hatta yapılar ve deniz altındaki bir şehre benzeyen piramitler keşfediyor. Dünyanın dört bir yanındaki sualtı keşifleri üzerine çalışma  yapanlar heyecanla bu bölgeye koşturuyor ve görüntüleri dikkatle inceliyorlar.Bazıları ilk başta  Zalitsky’nin Atlantis’i bulmuş olduğunu düşündü.Bazı piramitler bulundu,bunların Mısır’daki Keops piramitlerinin yaklaşık üç katı büyüklüğünde olduğunu fark ettiler. Ayrıca, anıtın parçalarının da bir Sfenks’e benziği görüldü..

Küba’nın batık kenti, bilinen diğer su altı şehirlerinden daha derinde ( 700 metre) bulundu. Araştırmacılar, şehrin bu derinliğe gömülmesinin yaklaşık 50.000 yıl sürdüğünü tahmin ediyor.Burayla ilgili bize farklı gelecek durum ise, o zamanlar, hiçbir kültürün bu gelişmiş yapıları inşa etme yeteneğine sahip olmadığına inanılması…

Bazı araştırmacılar buranın Mayalara ait medeniyet olduğunu savunurken,sonar görüntülerini dikkatlice inceleyen pek çok kişi sonuçsuz kaldıklarını söylüyor. Kanıtların yetersizliği nedeniyle de bölgeye olan ilginin azaldığı görünüyor.

PORT ROYAL – “DÜNYADAKİ EN ÇİRKİN ŞEHİR”

Jamaika’nın güneydoğu kıyısındaki Port Royal,1600’lerin sonlarında ,Dünyanın en büyük ve en önemli şehirlerinden biriydi. Port Royal’de 7 Haziran 1692’de, çok kötü bir deprem oldu ve dalgalar adaya çarptı,bu facia sonucunda kentin 20 dönümü anında okyanusa battı ve binlerce insan öldü. Bazı yapılar halen duruyor ama, şehir eski büyüklüğünü ve önemini asla geri kazanmadı.